Lefkoşa dünyanın hâlâ ikiye bölünmüş tek başkenti — Yeşil Hat'ın bir yanında Büyük Han'ın avlusunda kahve, öbür yanında bambaşka bir şehir. Surların içinde Selimiye'nin gölgesinde kaybolursun, dışarı çıkınca üniversiteli kalabalığın modern kafelerine düşersin. Tarih mi, gündelik telaş mı derken karar veremezsin; ikisi aynı sokakta. Zarı at, Lefkoşa hangi yüzünü göstereceğine kendi karar versin.